17 Kasım 2013 Pazar
cinsi cinsine
Babası rakıcıydı oğlu da şarapçı oldu diyecekler. Cinsi cinsine çekti diyecekler. Pek de doğru söyleyecekler. Cinsimiz cinsimize çekiyor oh ne ala. İktidarın sürümlerinden değil de kendi yalın muhalefetimizin çeşnilerinden olmayı seçiyoruz ya, ne hoş bir seda bir zafer bizim için, cemiyet için, İsmail için, hayyam için, dergahımız deyişimiz için.
Siz, yadırgadığınızdan beri, belki bin beş yüz yıldır, bizim yirmi bin yıllık kültürümüzü (kültür yarıştırmak gibi olmasın) biz de inatla yok olmuyoruz ya, dert olsun size bu. İktidar kendini üretiyor, kendi ürünlerini dayatıyor. Ama vicdan ve mücadele ve ömrün kısalığı, ölüm düşüncesi size karşı savaşıyor. Evet ya, ölümü hep siz kullanırdınız değil mi, ama bakın işte, ölümü kullanmak değil hissetmek vicdanı hareketlendiriyor, ve şarabın tadını almış bir ced, ondan kolay vazgeçemiyor, ve nihayetinde vazgeçmiyor. Çünkü biz hani topraktan geldik topraktan beslendik ya, sizin her verdiğinizi beğenip de yemiyoruz. Kadimdir şarap, ve kadim olan şeyleri temsil eder. Sizin sonradan görme, insanı paketleyip ürün haline getirme ahlakınızdan çok daha geride ve sağlam ayaklara dayanmaktadır.
Çünkü şarabın üçüncü yudumundan sonra, dünya malının anlamı kalmıyor. Hep bu yüzden.
"Dün testicilerin ordan geçiyordum
elleri baktım ne güzel oynuyordu toprakla,
baktım on parmakta on hüner.
Kimse farkında değildi, bir ben gördüm,
Babamın toprağıydı ellerindeki toprak."
Hayyam (A. Kadir söyleyişiyle)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder