Barın at yarışı izlenen tarafında mı, futbol maçı izlenen
tarafında mı otursam.
Ben göstermeden de görebilirsin, hep buna inanıyorum. Hiç
işaret olmadan, resim çizmeden mesela, olur, inanıyorum..
Bara gelirken yolda, düşünüyorum, düşündüğümü sanıyorum.
Sana sonsuz bir güçle ifade etmek isterdim. Ama neyi? Sadece bir ifade aşkı mı
bu? Tanrıcı bir inanç mı? Çok zorlu dersleri olan bir öğrenciyim. Seçiyorum
bile bile bu zorlu dersleri. Daha kolayları da var istemiyorum. Benliğimi her
ilişkide yıkmaktan çekinmiyorum. Toparlanmak zor oluyor, yaşlanıyorum. Manasız
ve fakat çok büyük bir sevgi, sürekli büyüyen bir sevgi var içimde. Varlığa
duyulan sevgi. Her harekette, her davranışta özcü bir hakikat meseli bulmaya
çalışıyorum. Ben seni senin kendini gördüğünden çok farklı görüyorum. Bunu
rekabet amaçlı yapmıyorum. Sevgi çemberime en başta aldım seni zaten. Ötekini
dıştala, yen ve kendini güçlendir şiarından vazgeçtim inan. Sana duyduğum
sevgiyi, sürekli kendi içimdeki kötü duygularla hesaplaşarak, kendimle
hesaplaşarak büyütüyorum. Sen, her davranışı benim için öğrenilmesi gereken,
sahiplenilmesi gereken ve dönüşümümüz için önemli ders sınavlarısın. Her
noktanı nasıl da seviyorum. Kendimi yıkmayı ve yeniden inşa etmeyi – geçmişi de
içinde barındırarak- seviyorum. Sen bensin. Ben senim. Seninle konuşurken,
seninle tartışırken, senin cümlelerini sen yokken ezberime alıp
değerlendirirken. Bir sen oluyorum bir ben. Senin gibi elimi alnıma götürüyorum
senin gibi yürüyorum örneğin ve ikimizden farklı bir şey çıkıyor ortaya. Hiçbir
toplumsallıkla ilişkilendirilemeyen. Yıkıyorum, yapıyorum, seviyorum.
İnsan değişebilir. İnsan değişmelidir. İnsan değişmeye
mecburdur. Ben sana mecburum. Ve özgürlüğe. Gör işte, benim özgürlüğüm sensin.
Seni çoğaltmalıyım, buna uğraşıyorum. Olmayan ve olamayacak bir toplumsallık
yaratmaya çabalıyorum. Seni ve bir başka şehirdeki ve zamandaki bir başka seni
buluşturmak istiyorum. Evet hep ikili ama ikililerden oluşan bir yeni
toplumsallık. Özgürlüğe mahkum bir toplumsallık.
Peki bütün bunlar, işaret olmadan olabilir mi? Olmalı.
İnanarak olmalı. Yalnızca dinlemek ve anlatmak üzerine bir inanç. Sen ve ben.
Seni dinliyorum. Ölesiye dinliyorum seni. Daha önemli bir meşgalesi yok
hayatın.