14 Ocak 2010 Perşembe

papatyaların sessizliği

bir papatya tarlası gördüm, her bir papatyanın yalnızca iki yaprağı kalmıştı

ürkektiler, korkaktılar, yaklaşamadım hiç birine

bekleyen

ve ardından nefretle dolan hiç beklemeden

"sevgili" insanların hışmına uğramışlardı

anlaşılan

Koru! İlk ayet!

Koru! İlk ayet!
tüm meslek gurupları, mesleki özelliklerinin de etkisiyle, yıkıcı, zarar verici nitelikler taşıyabiliyorlardı.yuvarlak harfli meslekler örneğin. rütbelendirdik! herkes iş alanının, yaşam alanının belli bir bölgesinden sorumlu,görevleri belirlenmiş, güvenlikten sorumlu olacaktır.

herkes kendi evinin önünü... korursa, güvenlik yüksek mertebeye ulaşacaktır.

"güvenlik ile güven sözcüklerinin anlamları nasıl da tezat taban tabana"

yukarıdan aşağıya, ağaşıdan yukarıya ya da çapraz, farketmez..hususi olan güvenlik görevlileri, kamusal güvenlikçiler, polis-yurttaş, yurttaş-polis, asker-polis, asker-yurttaş, doktor-polis,polis-öğretmen, işçi-güvenlikçi...

herkes kendi evinin önünü...rütbelendirdik!

evlerin salon perdelerini yasakladık.
özgürlük için, özgürlük güvenlikle gelecekti çünkü, özgürlük güdülerimize esir olmaktan güvenli bir şekilde kurtulmaktangeçiyordu çünkü. yuvarlak ve yumuşak eşyalar, böyle bölücü-yıkıcı-kışkırtıcı öykilerin yayımını yasakladık.

22. yüzyıl neo-modern insanı (kurtulunamayan modernite) koruyan ve esirgeyendir. cadı avı o günlerde çok yoğun yaşanmaktadır. insanlar süreklikendilerini ve çevrelerini kazanlara ihbar etmektedir.

dikenli tel, çeşitli dekoratif özelliklerde, renklerde, boyutlarda teller piyasasının oldukça hareketli olduğu günlerdi.

eksik fuhş, dolayımlamalı fuhş, fuhş...

herkes yapışkann rüyalarından -onlara göre kabustu- kurtulmak için günboyu sıkı sabunlarını ellerinden düşürmezdi.

beklenmeyen...

her şey yerli yerinde, intizam ve de büyülü bir ahenk içinde olmalı. eşyalar dansımızın uyumlu birer parçaları olmalılar. odadaki insan kokusu,sokağın sesi, sokak lambalarının perdeye yansısı... ahenk, işte parola sözcüğüm bu.

bekliyorum...

kitaplıktaki kitapların düzeni, boy, renk, tür... koltuk ve sandalyelerin duruşu, yönü.. banyo, mutfak, tuvalet temizliği, kokusu..

o saatte hangi radyoda ne tür programların olacağı, beklerken okuyacağım kitaplar, neler çalıp söyleyeceğim,enstrumanların odadaki yerleri... kül tablasında kaç izmaritin kalacağı..komşularla alışverişi, sohbeti de şimdiden yapmalı, bitirmeli. yemek malzemesi almalı, hazırlayıp mutfağa yerleştirmeli,yerli yerince...ve bütün bu hazırlık anlarımdaki hareketlerimi o ana tam yetişecek biçimde ayarlamalı,zamanı yerli yerince aksatmamalı.

beklerken...

gelmeden önceki sarhoşluğumun derecesi, onun içebileceği kadarına göre olmalı. gelmeden yalnızca iki bira örneğin.paketteki sigara hesabını da titizlikle yapmalı.tuvalet durumum,
şiirler seçmeli, hava durumuna bakmalı, giyineceğim renkleri belirlemeli... hatta bir şiire başlamalı- konusu malum- sonunu bırakmalı,o kapıdan girer girmez yazmalı sonunu.

beklerken...

saçlarım...acaba gelene kadar ne kadar uzar, hesabı iyi yapmalı. saat yaklaştı, yol gözlememeli, hiç tahminde bulunmamalı, nasıldır, nedir...biralar içildi, hiç sorun yok, her şey yerli yerinde, sadece sanki sokak lambasının ışığı beklediğim gibi yansımıyor içeri azıcık...

kapı çalınıyor...

gelmiyor...