1 Ocak 2013 Salı

Biz doğu insanı, yoksulluktan yarattık kendimizi

Biz doğu insanı, yoksulluktan yarattık kendimizi Aşçı recep abi anlatıyor, bir gözünü, bir baş parmağını kaybetmiş şantiyelerde. Et gelmiyor, Allahın mercimeğini esirgiyorlar, yaradılanı severim yaradandan ötürü, köpek yavrularına kulübe yaptık izocamdan, brandadan diyor. Savaş var, güvenlik görevlisi, temiz çocuk diyor, onunla birlikte yapmışlar köpek yavrularına kulübeyi. Çam ağacının altı yağmur almaz diyor, baktım köpek oraya sığınmış yavrularıyla…attan düşmeyen anlamaz halimden demiş adamın biri diyor.. Ağlıyorum be hasan, artık her yoksulluk hikayesinde. Tahtadan çakılmış bir işçi kulübesinde bira içiyoruz recep ağabeyle. Nasıl da rüzgarı var bu dağın başının. Tahtaların dışındaki naylonları savuruyor rüzgar, o seste, o dağ sessizliğinde muhabbet ediyoruz recep ağabeyle. İçmekteki o derdo muhabbetin tadına varmış, ondan vazgeçemeyenlerden recep abi, gerisi laf-ı güzaf, retorik be hasan. Ben her yoksulluk hikayesinde ağlıyorum be hasan, ağlamaklı kalıyorum. Halkım, yoksulluktan yaratılan halkım, deyimlerle yolunu bulan, içmekte olmakla dengesini bulan güzel halkım. Hani şu faşist olan, hani yaşam mücadelesine fesat karıştırılan halkım…azıcık dinle be hasan, bırak da şu şarabı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder