27 Haziran 2010 Pazar

ula şehir!-2

çirkin bir şehre güzel dakikalar serpiştirdim. bisikletliydim. yolda olmanın-mesafe ne olursa olsun- özgürlüğü sağladı bana bunu. kaslarımdan ve belki tahminen iliklerimden ılık ılık haz seyrediyordu. kendimle konuşuyordum basit ve sade cümlelrle. arada bir şiirsel sözler armağan ediyordum kendime.
sırtımı güneşe dayayıp, yeşil çim kokusunun ortasına oturdum. buradan şehrin bir kesitinin resmini çizme uğraşındayım, dikey ya da yatay.
olduğunu olamayan ve sancısı burdan kaynaklanan insandan eser yok şu anki ruh halimde.
bir şeyler yazdığımı görüp tedirgin olan ve yollarını değiştiren insanların ortasında kayıtsızc haz duymaktayım. anladılar galiba onları da dahil ettiğimi resme, bu yüzden tedirginler. -yoksa bisiklet mi-.
üslubumu tartıyorum, sık sık kendimle konuşuyorum, bozuk anlatımlardan anlamlar türetiyorum kafamda. zamanı durduruyorum.
amaçlı ve amaçsız yaşamak şimdi tam oturduğum yerde oturuyor.
keyif çatıyorum.özgürlüğümün sınır zamanlarındayım belki, sancıyı öldürdüm, bu çirkin şehirden güzel zamanlar türetiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder