bu nasıl oluyor?
hastalığın ne çocuğum, gel senin çocukluğuna inelim, gerçi hala çocuksun ama, olsun.
al, bu dal bu dal artık büldürünün trajediye dönüşümüdür. sen hiç aramadın ya da öyle sandın, tutunacak bir dal. al, bir dal. işte şimdi tutunamayansın.
krizler öncesiydi ya da sonrasıydı,anlattıkları,yaşadığımız dönemler için. hep krizdi aslında.sen benim neyim oluyorsun kapitalizm. siz benim neyim oluyorsunuz tutkular.sizi gidi orospu çocukları, siz nasıl benim bahçemde top oynarsınız.
korucular, koruyamadılar mı yani şimdi benmi varlığımı.
vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında. vakitlerden gecenin 12.30 ile 1 arasında. önemli olay eşitir önemsiz olay. ben seni hangi tırmak işarti içinde kullanmalıyım. bırakın bu lafları sözlere bakın. sözün nasıl eylem olduğunu, nasıl anlatmalı.
kendine tahammül edemiyorsan kimseye göz kırpmamalısın.
gözüne dal girer, çıkma ağaca, al, bu dal.hiçbir zaman ihtitaç duymadığını sandığın dal.
kapısına dayanmalıydı bir orospunun. beni satın al demeliydi ona.çevir, kokla, yanmasın, gazla. kapısından geçmemeli bir bakirenin. satabilir seni, hem de üstüne para verirsin. biri şu kaleme hakim olsun, ama önce beni geçmen gerek.
dil, tut-ku.
ahlak, nasıl da intikamını alıyorsun benden.nasıl da yerlerde süründürdün beni. laflarımı nasıl da tıktın boğazıma: ahlak. madem ne büyük, en kral ahlakçıymışım. Ahlaklak.
sanrılarla yaşamasını öğrenmelisin derdi bir hocam, yok yok ,yok öyle bir hocam,meğer en büyük ahlakçıymışım. konuşma, konuş, konuş da kaybolsun sözlerin ardında bütün pisliklerin. ben de kanayım sözlere, sözler.
ahlakı siz böyle mi yarattınız: Söyleyerek, sözleyerek. önce şu gülme mimiklerini idam edin, derimi yüzün, hiç bir duyarlılığı istemiyorum artık. ah sen, insan, ben, hocam, ustam. nasıl da baştan aşağı dolandırıcısınız. nasılda dalga geçiyorsunuz savaşçı ruhlar, özgür ruhla. nasıl da buna izin vermeyeceğim. bok vermeyeceksin, ölebilecek misin. saat 12.30 ile 1 arası. ben bir kerhanenin bekçiliğini yapıyordum.
düz-anlam. bütün düz-anlamlara, düz mantıklara geri dönüyorum. bırak yakamı, yakan yok ki senin.
sonra bir oyun havasıyla bıraktı yine "ben"ini kenara.oh nasıl da oynuyorum. bravo. adam susar,yoldaşlar,dümen, bu dümen yok.
adam...
ve işte konfor, memelilerin en tiksindirici yanı.dünyayı ve tüm yatakları, tüm kucaklaşmaları boka bulandır ki,insanlar bu konfordan mahrum kalsınlar.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder