27 Haziran 2010 Pazar

"bir kent sen güldükte..."

"bir kent sen güldükte kurulmuş..."

kurulan kent, şehre değil, gözüme gönlüme kurulu. hemen akabinde yıkılmış.
kura yıka kentler var ediyorum seninle, şehir gürültüsünden uzak. senin de işin var ya, hakkın var,
gülmeler kurup kurup yıkarsın, her seferinde nasıl da en baştan, yeni doğmuş gibi
kurarsın o gülmeleri, hiç bir enkaz parçası çalınmaz göze, yoktur zaten.

zihnimizin alıcıları üç beş caddeye sığmaz ki, hem yol her yer, hem bahçe, hem kent.
ne de güzel mülksüz bir kent, sarmış sarmlamış bizi, bizim krduğumuz. renkleri sen öğretirsin gülmelerinle,
resimlere ben aşk olurum çizdiğimiz. -anne bu ne, -kırmızı-. ne de güzel sözsüz bir kent, çocuk gibi boyanmışız,
olan, gördüklerimiz ve yarattıklarımızla.

tuval, kimsenin anlayamayacağı karman çorman dizgilenmiş bir gökkuşağı anası.

var, yok değil, insan başları da çiziyoruz sık sık, kalabalık olmayan, seçilen renkli taşlar gibi, tek tük. başlar da yıkıyoruz ya işte biliyorsun,
ama gökuşağına yaraşır bu yıkma kurmalar, gök ve kuşağına koşut...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder