14 Eylül 2012 Cuma

öfkenin üslubu...

"bir sandığım vardır sırmadan telden, bir çift yavrum vardır, tomurcuk gülden..." sen. halkınla yürüyen, halk adına konuşan. halkın değerlerini sırtladığını ya da onlarla var olduğunu düşünen sırtlan. halk sen değilsin, benim. onurlu bir söylemdir halk. "destanlarımızda yalnızca onların hikayeleri vardır..." destansızlığımızda değil. körleşmenin, ya da başka bir anlamıyla gözünü bezirganların düzenine dikerek, ve asla tabi ki sahip olamayarak, soysuzlaşarak, soysuzlaşmasıyla gurur duyarak. kulağına fısıldanan, ninni zannettiği, gerçek zannettiği lakin canavar tılsımların birebir kendisi olana, inanmasan da inanmış gibi yaparak 70 yıllık ömrünü, koltuk takımlarını, mesleki ünvanlarını garanti altına almaya çalışan, sen... halk değilsin. halk benim. hayatında bir tek domates fidesini yaşama döndürmemişken, çocuklar, çocuklarımız, yavrularımız çoğulluğunu sahiplenecek güçlü bir vicdana bir gıdım bile yaklaşmaya tenezzül etmemişken, emek, eh emek, ah emeğim, ah onursuzlaştırılsa da benim olan, bana kalan, değerim olan emeğim demeyi hiç bilmiyorken, bilmemişken, ve bilemeyecekken...ana olsan ne yazar, baba olsan ne yazar, insan olsan, nutuk çeksen, ayet indirsen, yasa çıkarsan, şiir yazsan, roman yazsan, devlet olsan ne yazar. sen halk değilsin tatlım, halk benim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder