Her kelimenin, kelamın sırtındaki yük
Vebal büyüyor
Sözüm büyüdükçe, susuyorum daha çok
-----------------------------------------
Geniş arabalar, kaygılı yürüyen sokakta kadınlar, ellerinden tutulmuş korkak çocuklar sürüklenen. Ve gözeyen bir şiir, ürkütmemeye çalışan. Sonra elinde siyah bir poşetle -manası bilinir- biraz sonra suç işleyecekmiş gibi, ürkek, hem de sabırsızca kiralık barınağına yürüyen genç adam. Gel gör ki poşetin içinde kabartmış göğsünü okudu okuyacak bir şiir, kırmızı şarap, ne ucuz ne pahalı denilenden...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Yüzümde gülmeyen bir şeyler var yine
Ki ben güleç bilinirim
Binyılıktır diye düşünürüm her gün belli saatlerde,
Gelip oturan içime sıkıntı
Ki ben güleç bilinirim,
Oturmuştur yerleşmiştir
Güleç çizgilerin hemen kenarına hüzüntü,
Resimlerde görünmeyen
Oturmuş yerleşmiştir
Hüznün adı tadı gülümsemektir biraz da
Gülümsemek
Gülümsemektir biraz da
Ardı, ötesi, kıyısı, köşesi
Hüznümün
Hüznümün
Bin yıllık gündelik alışmışlığıdır
Gülümsemem, güleçliğim...
-------------------------------------------------
Her masada bir yalnız adam,
Meyhane bunun anlamı,
Bu kadından öğreneceklerim var
Bu da bu masadaki yalnızın anlamı
Çalan şarkı ne söylerse söylesin
Masa sayısı kadar çözümlemesi var,
Yaşama dair, öğreneceklerim, bu kadından.
------------------------------------------------------
Ne demek aşk,
Karın ağrım kuvvetlendi demek,
Ne demek yaşamak
Karnım ağrıyor demek.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder