30 Ekim 2009 Cuma

gül kurusu

Sevişmek isteyip istemediğimi sınıyordum, bedenimin sesini dinliyordum, kadın sessizlikti. Kapı çalındı. Her daim sevişmek istediğim kadın gelmişti, onun teninden doğmuştum sanki, ama insan annesini bile reddedebilirdi, reddetmiştim. Tartışmalar, kavgalar sürerken, aklımdan kesik kesik, kaçamak bakışlarına ve hoş kokusuna maruz kaldığım, aklımın bir köşesinde küçük ama sağlam sağlam yer edinmiş kadın geçiyordu. Bunalmıştım lakin, sevişmk istemiyordu artık tenim kimseyle. Kötü kokulu ya da gürültülü sevişmeler geçiverdi bir an ince bir şerit halinde kafamdan, İnce ve keskin bir şerit. Şeriin keskin tarafı ahlaki yargılardan ve vicdana verilen farklı anlamlardan oluşuyordu. Tercihlerimin iç güdüsel olduğunu biliyor ve kabul ediyordum, aksi iddiaları da birtürlü inandırıcı bulamıyordum.
Beş senedir kalbimin hiç dokunulmamış ve dokunulmayacak, hiç sevişimemiş ve sevişilmeyecek olan gizli köşesini işgal eden kadınla, karşılaştığımız hiç birşey konuşup hiç birşeypaylaştığımız rastlantısal sokak, cadde üzerleri geçiyor şimdi de kafamdan. Ne red ne kabul.
Bir de red vardı, önce çekici bulmuştum bunu, reddediyordu ama sevişgenliğimi engellemeye çalışmıyordu. Evet sevişememek kötüydü, büyük eksiklikti, Lakin bu şekilde sevişebilmek de acıtıcı, cevapsız kalmış bir soru gibi kurcalıyordu zihnimi. Reddi kabul göstermiştim ve kendimle gurur duymuştum.
Binlerce binlerce sevişme ihtimalleri, geçen geçiştirilen anlar, kadınlar cilveleşmeler. Acı, anlam veremeyen bir gülümseyişle şeridin akıp geçişini iziyordum.
Sonra bir gece, uykusuz, sersem, yorgun bir gece vakti. Yastığımın altında bir gül kurusu buldum. Şerit koptu bir an.
Önce hemen alışkan davranışların birparçası gibi yaşanılanların br kenarına koydum kafamda, sonra vazgeçtim bundan. Yastığımn altındaki bir gül kurusu bütün oyunlardan daha oyundu bana yöneltilmiş. Koklamaya yeltendim, alışkanlık işte, kokusu gideli çok olmuştu. Rengi duruyordu, dokunmaya kalktım her an dağılacak gibiydi, vazgeçtim.

Yastığımın altına konmuş, ya da orada bulunmuş, ya da ordaymış... bir gül kurusu. Şeridi kesti kopardı yumuşakça. Bıraktım bulduğum yere.
Uyumaya devam ediyorum, yastığımın altındaki yaşantının farkındalığını yaşayarak artık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder