20 Şubat 2014 Perşembe

çark bülbülü..

Sen, uysal matematik, 28 yaş adıyla anılan, kıvamlı seda, beklenen. Çok’un adı erken, geç’in tavrı yumuşak. Fotoğraflarla görmeyi alıştırdığım, soluk almayı unutmuş göz canlısı, kımılı. Ben rüya göremiyorum artık sazım, nur tanem, rüyalarım günümü görmeye başladı. Ahu şarap bile benle demlenmeye başladı siğil özenlim. Kusurlar bul bana, bi yerde bi incecik damar var eski yeni şimdi bugün her bi şey ordan, o sakin ve dar kanaldan geçiyor, bir bas o damarıma, inceme. Hayal gelinim, sakal babam, meme ucu renklim, bulut yağan yağ-u-mur-um. Saatlere ait kaldım güne akşama öğlene mecbur kaldım, bulma şişedeki mektubumu, nolur bulma, sensizliğe hasret kaldım. Bir çocuk düşünmeye çabalıyorum çocukluğumda, bir rüzgar ürpermeye duruyorum, arıyorum, günsüzlüğümde. Sen oku diye yazıyorum, kendimle hiç muhabbetim kalmadı cevazım.

Neme lazım ölsündü bu kuş kurusu sancısızlığında. Dilimi ıslatınca zaman, bakışsız bir peygamber, tanrı kafalı bir ud oluyorum. Sana soruyorum cümbüşüm, neme lazımsın.
Rivayet odur ki..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder