Önceleyin ellerin vardı, sabahlar bulunmazdı alca kavgamızın ertesinde. Biz öğleden başlardık güne, ayıp olurdu sabahlara.
Sonra zamanı kullanmayı öğrendik, biraz da zoraki, bir bebeğin büyümesi haftalarla ölçülüyordu, hafalarla ölçülmüyordu ama bir aşkın büyümesi. Ana babalar girip girip çıkıverdi, hiç büyümeyen çocukluğumuza, karın ağrılarımıza ve “anne acıktım susadım”larımıza. Ana babalar haftalarla değil yıllarla ölçülmüştü bir kere, onlarca yılla, omurgalarımızda duyarsak ekikliklerini dik duramazdık.
Biz ölüm kalımlarla başbaşa aldığımızda, dua etmeyi öğrendik, hele bir geçsindi şu sancılar, gerisi ne olursa olsundu, biz sancılarımızı sevmeyi öğrendiydik. Sonra biriktirdiklerimizle daha çok sevecek şeye sahip olacaktık örneğin, birbirimize armağanlarımız bizi daha çok biz kılacaktı misal, yanılmıştık. insan geçmiş zamanı da içine alamıyorrdu büyütürken bir şeylri, hep şimdiki zamandaydı, büYümeler ve küçülmeler. Hep tek başına olduğumuzu hatırlatıp durdu, zaman dönse de, canlılar yeşerse de, dünya devinse de, dönmeyen devinmeyen kimlikler, ahlakllar. Ben ağıt ya da yakarış düzmek istemedim uzunca bir süre direndim, yalnızlıktan, kimsesizlikten, acımasız bireycilikten dem vurmak istmedim hiç, ama oldu işte. Şimdi kapatamıyorum gözlerimi göz kapaklarım kocaman, açamıyorum gözlerimi , göz kapaklarım ağır. Bir döngüden, devinimden, çoğaltan yaşamdan çok şey bekledim anlaşılan. Şimdi hayalkırıklığımı hiç bir organizmaya taşıtamıyorum, hiçbir günahımı, hiç bir sisteme yükleyemiyorum, y paylnızım ama güçlü de değilim. Bir yerlerde bir ynlışlık olmalı.
Suçlanacak biri var elbette, her zaman olduğu gibi. En sessiz olanınız en suçlu olanınızdır, taşı o atmış varsayalım, yaralarımızdan dem vurup, taşı atanı siktiredelim, kurban edelim. Çünkü biz yüce varlıklar, en gururlu canavarlar, onurlu neferleriz. Güçsüzlüğümüzle savaşmış olsak da, baktık ki duygusallık farklı yorumlarıyla belirdi karşımızda, çökelim üstüne, ağıt ykalım, onurlarımızı sayalım dökelim.
Ölüme saygıdan sevgidendir, yaşama böyle orospuca koşuşumuz...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder